tanrım bir duvar çıkar karşıma gazı kökledim son sürat çarpmaya hazırım n’olur bir duvar korkunç bir duvar beni bağrına basacak bir duvar çıkar tanrım tanrım bir gülü ezdim talan oldu şehrin tüm bahçeleri ortalık kan revan bir gülün kalbine ateş ettim yanıyor şehrin tüm caddeleri her yer toz duman lanetliyor beni ahali köpekler lanetliyor ve melekler dolunay ve yıldızlar koyu kızıl bulutlar ağaçlar ve kitaplar sivilceler ve uçuklar mide krampları ve kaşıntılar sert vuruşlar yumuşak dokunuşlar uykusuzluklar ve kıvranmalar yeryüzü ve gökyüzü kağıttan kuşlar ve rüyalar tanrım beni aşk ve şiir lanetliyor tanrım şuramda bir polis var beni takip ediyor polis tam [...]
artık hayaller kurmamaktan geldim bir uçak gibi dağa çakılmaktan geldim haddizatında bir uçak dağa çakılmalıdır bir uçak irtifalı bir uçak süzülmeden fiyakalı ve aniden dağın zirvesini boylamalıdır kapıdan ilk girişinde geldim ismimi hatırlamadığında ince sesinde iç çekişinde kadir gecesinde avuç içlerimde geldim sen akademisyen ben değilken ben sana belli etmediğimi belli ederken sen film boyu konuşurken sonra ben tohumları saçtıktan sonra sen korkularını açtıktan ağladıktan sonra denemeden bilemeyiz dediğimde anlaştık o zaman dediğinde geldim hep geldim sen güzel kokuyorken pastanedeyken bana hastanedeyken baban kahve içerken otobüs beklerken senin ellerin soğuk yanakların sıcakken benim [...]