// arşiv

öyle böyle değil

Bu kategori de 12 yazı yayınlanmış.

BUNU HİÇ…

- alo anne benim!
akşam yemeğe beklemeyin,
gelmeyeceğim.
kötü bir rüya gördüm.
bana tren çarptı ve öldüm.
gönül rızasıyla
girmek varken toprağa,
iğne deliğinden,
dağılan parçalarımı
rasgele toplayıp,
sıcak asfalta
aceleyle gömdüm.
bu yüzden anne
çok üzüldüm

makarna tarifleri ya da pilav yerken nelere dikkat etmeli


NON, JE NE REGRETTE RIEN!

 
doktor bana çay getir
bi de cigaramı yak
az kaldı unutuyodum
bi de bana
portatif bi
fil kalbi tak
olmaz aynı
bedende:
fil kalbiyle
unutmak
yeryüzünden
gökyüzüne tam
üçyüzbin ayak
yükselmişken
düşüverdim
işte o zaman
kalbim bana çok
küçük geliverdi
uçuyormuş gibi
koşuyordum
ki meğer
düşüyormuşum
meğer aşkın içinde
yüzüyormuşum
uyanıverdim
rüyaymış
gerçek gibi
görüyormuşum
kalbimi de
gözümde çok
büyütüyormuşum
küçükmüş
meğer
hay hak
boşver bu işleri
iyisi mi doktor
bana sen
demli bi çay kap
üstüne bi de
bi cigara patlat
portatif bi fil kalbi
ha bi de
gümüş bi kap
taşımak için kalbi
tutmak için bi de
ergonomik
bi […]

ritmik dua

Öt be bülbül
Öt be bülbül
Bir dert de sen
Kat be bülbül
Benim derdim
Bana nefer
Bir dert de sen
Kat be bülbül
Kat be kat
Artsın derdim
Nara atsın
Kılıç çeksin
Benim güzel
Neferlerim
Ve başlasın
Seferlerim
Hu hu desin
Dervişlerim
Parçalansın
Ciğerlerim
Kanım aksın
Oluk oluk
Güçlü olsun
Al güllerim
Topraklarım
Genişlesin
Ağaç diksin
Zevcelerim
Zarif olsun
Kızlarım
Yiğit olsun
Veletlerim
Baş üstünde
Taç komasın
Benim sadık
Kölelerim
Öt be bülbül
Öt be bülbül
Bir dert de sen
Kat be bülbül
Benim derdim
Bana nefer
Şehit düşsün
Neferlerim
Cennet olsun
Yenilgilerim
Zaferlerim

hoşçakal ben geldim

artık hayaller kurmamaktan
geldim
bir uçak gibi dağa çakılmaktan
geldim
haddizatında bir uçak
dağa çakılmalıdır
bir uçak irtifalı
bir uçak süzülmeden
fiyakalı ve aniden
dağın zirvesini
boylamalıdır
kapıdan ilk girişinde geldim
ismimi hatırlamadığında
ince sesinde
iç çekişinde
kadir gecesinde
avuç içlerimde geldim
sen akademisyen
ben değilken
ben sana belli etmediğimi
belli ederken
sen film boyu konuşurken
sonra ben tohumları saçtıktan
sonra sen korkularını açtıktan
ağladıktan sonra
denemeden bilemeyiz
dediğimde
anlaştık o zaman
dediğinde
geldim
hep geldim
sen güzel kokuyorken
pastanedeyken bana
hastanedeyken baban
kahve içerken
otobüs beklerken
senin ellerin soğuk
yanakların sıcakken
benim […]

Fakat n’oldu?

Burada bir yazı vardı, sonra yok oldu. Pek değerli arkadaşım metrook açılış konuşmasını yaptı, kurdelayı kesti ve “across the universe” diyerek bize bir bakış attı. Biz daha n’olduğunu anlayamadan bir de baktık ki açılış merasiminin yerinde yeller esiyor. Halbuki “Fiona Apple” deyip girme ihtimalimiz var idi mevzuya. Elbette Fiona Apple diyecektik, Beatles diyecek halimiz yoktu […]

rap reçete

RAP REÇETE
Kendini kaybet
Bu belki işe yarar
Kim bilir belki bu
Yaralarını sarar
Göçtü kervan
Dağı terk et
Kestirmeden geç
Vadilere in
Yaban at seç
Eyersiz bin
Ön safa geç
Aba kuşan yalınayak
Saç uzat sakal bırak
Temizlen Allah’a tap
Eğil toprağa bak
Fay hattını bul
En derine yat
Damarlarını zorla
O nadide bombayla
Magmayı patlat
Görkemli zekâ
Eller yukarı
İşte adil kuşatma
Kurtulacaksın
Çıkışta kaçma

Hemzemin geçidi nerdedir?

Hemen aklıma ülkemin insanı geliyor üstteki cümleyi okuyunca amma illaki benim ülkemin insanı değil bu cümleyi kuracak. Eğer insan varsa işin içinde ülkelerin insanları ortak cümleleri kurabilirler.
Uzun sayılabilecek bir yolculuk arkası pek sevgili hemzemini kurcalarken bir arama cümlesiyle karşılaştım. Ve paylaşmak geldi içimden belki haddimi aşarak. Kim olduğunu bilmiyorum ama beni gülümssettiği için kendisine “ilahi […]

ismet özel demiş ki

Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-Yaşama!
-Ya bileydim?
Yazar: Mıydım
Hiç: Şiir.

Beyzbolcu dede ile uyanıkken duyduğum domuz rüyası arasındaki bağlantı hakkında bir hikaye

İnanmayacaksınız ama geçen gün bizim evin yanındaki boş arsada beyzbol oynayan seksen yaşında bir adam gördüm. Ne yaptığını anlamadım. Yani evet beyzbol oynuyordu bunu anladım ancak beyzbolun kurallarını bilmediğim için ne yaptığını anlamadım. Yaşından beklenmeyecek bir çeviklikle –evet adam seksen yaşındaydı, onu tanımıyordum ama seksen yaşındaydı bunu biliyorum- hoplayıp zıplıyordu; koşuyordu, elindeki beyzbol sopasıyla topa […]