artık hayaller kurmamaktan
geldim
bir uçak gibi dağa çakılmaktan
geldim
haddizatında bir uçak
dağa çakılmalıdır
bir uçak irtifalı
bir uçak süzülmeden
fiyakalı ve aniden
dağın zirvesini
boylamalıdır
kapıdan ilk girişinde geldim
ismimi hatırlamadığında
ince sesinde
iç çekişinde
kadir gecesinde
avuç içlerimde geldim
sen akademisyen
ben deÄŸilken
ben sana belli etmediÄŸimi
belli ederken
sen film boyu konuÅŸurken
sonra ben tohumları saçtıktan
sonra sen korkularını açtıktan
ağladıktan sonra
denemeden bilemeyiz
dediÄŸimde
anlaştık o zaman
dediÄŸinde
geldim
hep geldim
sen güzel kokuyorken
pastanedeyken bana
hastanedeyken baban
kahve içerken
otobüs beklerken
senin ellerin soÄŸuk
yanakların sıcakken
benim […]
Dünyaya büyük bir kargaÅŸa ve mutsuzluk hâkimdi. Çok fazla gürültü vardı. Ortalık toz dumandı. Göz gözü görmüyordu. Adam yolda sakince yürüyordu. Gitgide yavaÅŸladı ve durdu. Otuz yaşındaydı. OlabildiÄŸince sessiz ve sakin fakat üzüntülü bir ses çıktı iki dudağı arasından: h e y h a t ! Kimse duymadı. Adam sakince oturdu yere. Sonra […]