artık hayaller kurmamaktan
geldim
bir uçak gibi dağa çakılmaktan
geldim
haddizatında bir uçak
dağa çakılmalıdır
bir uçak irtifalı
bir uçak süzülmeden
fiyakalı ve aniden
dağın zirvesini
boylamalıdır
kapıdan ilk girişinde geldim
ismimi hatırlamadığında
ince sesinde
iç çekişinde
kadir gecesinde
avuç içlerimde geldim
sen akademisyen
ben deÄŸilken
ben sana belli etmediÄŸimi
belli ederken
sen film boyu konuÅŸurken
sonra ben tohumları saçtıktan
sonra sen korkularını açtıktan
ağladıktan sonra
denemeden bilemeyiz
dediÄŸimde
anlaştık o zaman
dediÄŸinde
geldim
hep geldim
sen güzel kokuyorken
pastanedeyken bana
hastanedeyken baban
kahve içerken
otobüs beklerken
senin ellerin soÄŸuk
yanakların sıcakken
benim ellerim sıcak
yanaklarım soğukken
sen anketlerdeyken
ben dengeler kurarken
sana şarkılar söylerken
çamurlu yoldan aşağı inerken
hep geldim
ben geldim
alacakaranlıktı
sen uzaklaştın ben
yaklaştım yaklaştım yaklaştım
sen gelmedin
ben geldim
koyu karanlık geldi
korktuğun başına geldi
ben yine de geldim
sen kaçarken geldim
kendine kızıyorken
bana arkadaÅŸken
hoşçakal dediğime bakma
hoşçakal dedim ve geldim
niye geldim diyorsam
sanki zamanı yaşıyormuş gibi
halbuki
dün
bugün
yarın
sürekli geldim gibi
ne akıllıyım ne deli
çark sürekli dönüyor gibi
yeni bir başlangıç demedim
demem de
dün geldim
bugün geldim
yarın geldim
ağzımı açıp şaşırmaktan
ve hayran olmaktan
allah allah demekten geldim
allah allah, ben seni ne çok…
ben artık gidiyorum
yani bu geldim demek
yarın
bugün
dün
otuzumu gördüm
artık hayal kurmamak
ve saçılan bir uçak
çark sürekli dönüyor gibi
geldim
Yorumlar
“hoşçakal ben geldim” için Yorum Yok
Yorum Yapın